Sen hiç Süper Mario oynadın mı?
Süper Mario denen tesisatçıyı herkes bilir. Hoplar, zıplar, engelleri geçer. Her bölüm ayrı bir serüvendir. Oyunun sonunda prensesi kapmaya çalışır. Başarılı olur ya da olamaz. Bu oynayan kişinin hünerine kalmış.
Süper Mario denen tesisatçıyı herkes bilir. Hoplar, zıplar, engelleri geçer. Her bölüm ayrı bir serüvendir. Oyunun sonunda prensesi kapmaya çalışır. Başarılı olur ya da olamaz. Bu oynayan kişinin hünerine kalmış.
"Paranoya, aşırı endişe veya korkuyla karakterize edilen, sıkça mantıksız kuruntularla bilinen bir rahatsızlıktır. Kelime Yunanca'da, "παράνοια" (paranous) "düpedüz delilik" anlamına gelir (para = dışarda; nous = akıl, aklını kaçırma) ve terim geçmişte kuruntu, delirme durumlarını ifade etmek için kullanılmıştır."
Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Paranoya
Paranoya denen kavram insanların sosyal hayatlarında oldukça sık görülen, gelişen ve değişen insan ilişkilerine sekte vuran bir ruh hali. İş arkadaşlarınızı, akrabalarınızı hatta çok yakınızındaki insanlar ile birbirinize düşmenize neden olan bir psiko hali. Sosyolog falan değilim. Tanımları tamamen kendi deneyimlerim sonucund yazdım.
Bugün ki bir msn dialoğu:
X kişi: Onur msn listemde arkadaşları göremiyorum. Ama onlar beni görüyor. Nedendir acaba?
Ben: Bilmem. Msnde sorun vardır abi. (:s)
X kişi: Benim msnde mi?
Ben: Bilmem. Genel de olabilir.
X kişi: Çok sağol (Tribal ifade)
Ben: Anlamam abi ben bu msn falan.
X kişi: Bilmem mi! (Tribin son noktası)
Sonuç olarak bir programcı, tasarımcı, yazılım uzmanı, bilgisayar mühendisi, bilgisayar öğretmeni... sırf o okulu okudu diye senin msndeki sorununu çözecek değil. Kaldı ki bana "bir msn sorununu bile çözemedi" diyorsan yaptığım işi de küçültmüş oluyorsun. Bizim işimiz msn sorunları çözmekten daha öte bir şey . Kusura bakmayın!

Malum blog ödülleri 2010 başvuruları başladı. Arkadaşlar arayüzü falan değiştirmişler. Güzel de olmuş. Fakat smsden onay kodu diye bir şey eklemişler. İyi hoş hani bu işin içindeyiz eyvallah dedik de çalışmıyor ki be kardeşim. 2 kere hakkımız var zaten. 2sini de doldurdum. Hala onay kodu falan gelmedi. Üstüne üstlük ilk denememden sonra sevgili Burcu Şensoy hanımefendiye mail attım. Bir kez daha denememi sadece 2 hakkım olduğunu söyledi. Denedim. Gene olmadı. Sonra sisteme giriş yaptım. 2 hakkınız dolmuş diyor. İyi o zaman bir iletişiyim şunlarla dedim. Sallamadılar. Hani süper blogum yok onun farkındayım ama katılmak istiyorum. Bu kadar basit. Neden zorlaştırıyorlar ki olayı bu kadar!

Ey kadınlar! Eğer bir programcı ile çıkıyorasanız bilin ki programlama onun için bir meslek, iş falan değildir. Bir hayat biçimidir. Sakın ona sizinle programlama arasında tercih yaptırmayın. Bilin ki onu seçecektir.

Codeigniter i projelerimde kullanmaya devam ediyorum. Bu süreçte de bazı kütüphaneler ihtiyacım oluyor ve kendim yazmam gerekebiliyor.
Bunlardan birisi de bread crump olarak adlandırılan uygulama için yazdığım library. Bread crump, siz sayfalarda gezindikçe hiyerarşik olarak gezdiğiniz sayfaların sırasını sayfanın bir köşesinde gösteren uygulamadır. Örnek için tıklayınız.
Uzun süredir code igniter ile olan ilişkimiz düzeyli bir şekilde devam ediyor. Her ne kadar kısa bir süre içinde java ile tanışacak olsam da code igniter ile olan ilişkimizin devam edeceğini düşünüyorum.
Baktım ki ci ile ilgili blogumda hiç yazı yok. En iyisimi yapmış olduğum log kütüphanesini yayınlayım da belki bir faydası olur dedim.
Sınıfımın ismi jci! log-v1 yani just code it! log-v1. Bundan sonraki yapacağım sınıfları sanırım jci! ön eki ile çıkaracağım.
Yazılarını ilgi ile okuduğum Hasan BAŞUSTA'nın genel mimi üzerine yazıyorum bu yazıyı. Böyle bir yazıyı yazarak beni düşünmeye ittiği için teşekkür ederim kendisine. Ayrıca yeni işinde de başarılar dilerim.
Gelelim 2009 yılına. Ekonomik krizlerle, siyasal aksiyonlarla boğuştuğumuz bu yıl insanlar üzerindeki negatif etkilerini ister istemez gösterdi. Bunlar dışında kendi adıma bu yılın verimli geçtiğini söyleyebilirim. 2010 senesine daha emin adımlarla giriyorum. Aslında bakıyorum da hiç de hafife alınacak şeyler yaşamamışım.
TTnet son zamanlarda sosyal medyada çalışmalarının olduğunu görmekteyiz. Friendfeed'de ve twitter'da hesap açmışlar. Kullanıcı soru ve sorunlarına karşı bu hesaplardan iletişime geçileceğini belittiler. Web2.0'ın sonu web3.0'ın başlangıcını yaşadığımız şu son günlerde geç kalınmış bir hareket olduğunu söylemekte yarar var. Ama son kullanıcıya ulaşmak açısından yerinde bir hareket.
Amaaaa! Olayın koca bir ama'sı var. Friendfeed'de TTnet hakkında o kadar çok şey söyleniyordu o kadar çok yorum yapılıyordu ki TTnet'in bu hamlesi resmen intihar olarak nitelendirildi! TTnet'in açmış olduğu başlık üzerinden 585 yorum geldi. Genelinde ise bu hareketin bir intihar olduğu, hangi yüzle böyle bir iletişim yöntemini kullandıkları söylendi. E tabi haksız da değiller
.
Görünmezlerle Sohbetler "Üniversite Öğrencileri" serisinde sıradaki konuğum Onur Değerli.
1-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmin Onur Değerli. Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği mezunuyum.
Bu yıl gene aynı üniversitede Bilişim Enstitüsü Bilgisayar Bilimleri bölümünde yüksek lisansa başlayacağım.
Devamını okuyun